İmge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İmge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2012 Pazartesi

Devlet Nedir?

2012 hedefim geçen senekinin iki misli kitap okumak. Bakalım başarabilecek miyim?
Okuduğum ilk kitap Cem Eroğul Devlet Nedir? Yıllar önce edinmiş beklemeye almıştım kitabı. Tez okumalarım kapsamında okudum. Yazar profesörlük tezi için sunmuş sonrada kitaplaştırmış. Devletin işlevi, toplumun ortak çıkarı, egemen sınıfı çıkarı, devletin kendi çıkarı, devletin doğası, devletin biçimleri ve devletin geleceği başlıklarında irdelemiş devletin ne olup ne olmadığını.

Vahşilik döneminde insanların yeryüzüne yayılması tamamlanmıştı. Barbarlik, üretim güçlerinde dev bir ilerleme yaratarak, insan kümelerinin nufüslarında büyük bir artışa, göreli yerleşikliğe, köklü bir işbölümüne ve gitgide artan bir servet birikimine yol açtı. En hızla biriken servet sürülerdi. Evin dışındaki üretim aletlerinin erkeklerce kullanılması sonucu, bu yeni servetlerde erkeklerin malı oldu. Bu yüzden, erkeklerin mirasını kendi soy çizgilerinde tutmak artık daha önemli hale geldi. Böylece, adım adım, ana soyundan baba soyuna geçildi ve kadınların tek erkeğe eved, sadakati esasına dayanan yeni aile biçiminin temeli atıldı (s.73).

Ah sürüler içinde sürmeli koyun devlet nedir aramaya koyulduğumda karşıma çıktın, soyadı mevzunda başım hep senle dertte;)

16 Mart 2011 Çarşamba

Puslu Camın Arkasından

Sadun Aren'in anılarını anlattığı kitabı Puslu Camın Arkasından. Bu aralar anı kitapları okumak çok hoşuma gidiyor. Türk solunun efsane isminin anılarını okurken kendine ve soldaki gelişmelere eleştirel bakışı hoşuma gitti.

Aren bana çok değişik gelen bir anısını paylaşıyor. Kolhaza toprak devrini yapan Macarlar nedenini şöyle açıklıyorlar :" Biz Budapeşte'ye çok yakınız. Akşamları Budapeşte'ye sinemaya, tiyatroya gideriz. Eğer kendi toprağımız olursa ailecek gidemeyiz" (s.179). Her kuruşunu biriktirip mülk edinmeye çalışan bir kültürün içinden, bu yaklaşım oldukça farklı geliyor.

DİSK için kurulan araştırma merkezinde her pazartesi yapılan toplantılara çaycı kızı da dahil ediyor Aren. Bunu insana saygının gereği yaptığını, sonra üzerinde düşündüğünü dile getirip şöyle devam ediyor :"Bu acaba doğru muydu? Yani eşit olmayan insanlara eşit muamele yapmak doğru mu? Bence yanlış. Eşit olsun, gelsin oraya otursun. Dil bilen, üniversite bitirmiş insanların arasında oturmak belki görünüş itibari ile ilerici gibi ama özünde değil. Bunu sonradan anladım. Herkes birbirine eşittir demekle insanlar eşit olmaz. Eğer o insana gerçekten saygı duyuyorsanız onu eşit olacak biçimde eğitmek, ona katkıda bulunmak lazım. Ondan sonra gelsin o masaya otursun. Öbürü suni birşey oluyor. Üstelik sıkılıyor ve belki kendini aşağılanmış hissediyor" (s.262).

Ve kitabın sonu şöyle bitiyor. "Siz bugünkü dünya, bugünkü toplumumuz hakkında yeni bir şey düşünmek istiyorsanız yeni kavramlar bulmalısınız. Eski kavramlarla yeni birşey düşünemezsiniz." (s.326).

Mehmet Ali Aybar ile ters düşmesini, kendi gözünden Behice Boran'ı ve Aziz Nesin'i, Türkiye İşçi Partisini, tutuklanışlarını, olaylı 1 Mayıs'ı, eleştiriler de alan özelleştirmeye bakışını kendi hayat hikayesinin yanı sıra aktarıyor.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Türk Modernleşmesinde Çocuk



Yaz başında Eskişehir iş yolculuğumda sonuna kadar yaklaştığım, sonra Pıtırcık'ın bulantıları ve yazın bunaltıları derken kenara koyduğum, yıl sonunda bitirdiğim kitap.

Daha önce de belirttiğim gibi akademik çalışmalardan hoşlanıyorum. Birinci bölümde laiklik üzerinden fazlaca didaktik ve tek bakış açısıyla yaptığı değerlendirmelerden zaman zaman daral gelse de, ikinci bölümdeki anılardaki çocukluk gönlümü fethetti. Günlük Yaşam ve Gelenekler, Çocuk Yetiştirme ve Eğitim, Oyun ve Eğlence Kültürü incelenirken Betül Mardin, Ataol Behramoğlu, İsmail Cem, Haldun Dormen, Bekir Coşkun ve daha pek çok ismin anılarıyla süsleniyor.

Yaklaşık 400 yıllık tarihiyle Eyüp oyuncaklarının köklü tarihini, Şivilik* oyununu, Anadolu'da kırsal yerlerde yaşayan Ermenilerin cezadan çok ödül yöntemini benimsediklerini, Osmanlı'da herkes herkesin çocuğundan sorumludur anlayışını, dayak kültürü üzerine atasözlerimizin zenginliğini, 1869 yılında çıkan ilk Osmanlı çocuk dergisinin adının Mümeyyiz olduğunu, İslam Dünyası'nda mezarlıkların doğal mekanlar olduğunu gezmeye ya da hava almaya gidilen yerler olduğunu, bebeğin ağzına tükürerek kötü ruhlardan korunmaya çalışıldığını, Dünya'nın ilk çocuk müzesinin 1899 yılında ABD'nin New York kentinde açıldığını ve daha neler neleri okudum bu kitapta.

Prof. Dr. Bekir Onur gelişim psikolojisi ve çocukluk tarihi ile koşut çocukluk modernleşmesini incelediği bu kitaptan sonra Türk Modernleşmesinde Anne diye bir kitapla devam etse ne hoş olurdu.

Şivilik : Hasat toplanmasının ardından çocukların ev ev gezip torbalarına leblebi, kuru kayısı vb. şeyler topladıkları oyun.

İmge, 371 sayfa.

30 Haziran 2009 Salı

Kamu Yönetimi Ülke İncelemeleri


Gene yeterlik döneminde okuduğum bir kitap. Fransa, İngiltere, ADB; Federal Almanya, Rusya, Polınya, İspanya, Arjantin tarihsel gelişme, sosyo ekonomik yapı, siyasal yapı, anayasal sistem, merkezi yönetim, taşra örgütlenmesi, yerel yönetimler, kamu personeli, kamu finansmanı ve bütçe, güncel kamu reformları, özelleştirme ve yerelleştirme politikaları, bölgesel küresel etkiler başlıkları altında inceleniyor. Ülke bütün olarak ele alınıp, o ülkenin dilinde okuma yapabilecek kişilerce (Polonya hariç) bölümlerin hazırlanması doyurucu bir sonucu beraberinde getirmiş. Yerelleşme, Bağımsız İdari Otoriteler, Bölge Kalkınma Ajansları, Özerk kurumlar, Kamu denetçisi kavramları etrafımızda uçuşurken diğer ülkelerde durum nasıl görmek açısından yararlı.

735 sayfa, İmge, Şubat 2009 Ankara

29 Haziran 2009 Pazartesi

Kamu Personeli

Yeterlik dönemi okunanlarından. Personel yönetimi nedir, kamu personeli kimdir, Liyakat sistemi - Kariyer sistemi farkı nedir, sıkça duyduğumuz norm kadronun arka planında neler vardır işte hepsi burada.

Kamu personel sistemi ve yönetimi konusunun "güdüleme" ve "beyindekini emme" zanaatlarını öğrenmeyle bir ilgisi yoktur. Modern devletin bir buçuk yüzyıllık deneyimi gösteriyor ki, kamu personel sistemi ve yönetimi, herşeyden çok bir "devlet sorunudur" diyor arka kapakta yazar.

Birgül Ayman Güler
365 sayfa, İmge, Kasım 2005, Ankara
Kendi Kütüphanemden

Türkiye'nin Yönetimi



Yeterlik sürecinde okuduğum ve yeterlik için mutlaka okunmalı dediğim bir kitap.

Birgül Hoca'yı tanımış olmak, benim için bir kazanım. Umarım daha da çok kitaplar yazarak, alanın kazanımlarını da arttırır.

Hoca her zamanki titiz tarzında. Merkez örgütlenmesi, mülki yönetim, yerel yönetim başlıklarıyla bu işin akademik yanında olmayanlar için de okunması zevkli bir kitap.

343 sayfa, İmge, Ocak 2009, Ankara
Kendi Kütüphanemden