27 Haziran 2011 Pazartesi

Küçük Prens

Komşumuzun elinde gördüm Küçük Prens'i. Ben hiç okumadım dedim (ben de okuyayım mıııı demek yerine). Kısa süre sonra kitabı bitirip bana getirdi. NE'yi derin uykulara daldırırken bitirdim. Kendi kendime çocuklarımın düş dünyalarını yıkmam umarım diyerek.

Kimselerin olmadığı gezegende kral küçük prensi yargıç yapmak istediğinde ama burada yargılayacak kimse yok ki diyor küçük prens, kral da kendini yargıla o zaman diye cevap veriyor ve ekliyor en zoru budur.

Eğer büyüklere, “güzel bir ev gördüm, kırmızı tuğlalı: pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var” derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. Ne zaman ki onlara, “yüz milyonluk bir ev gördüm” dersiniz, işte o zaman size, “oo, ne kadar güzel bir evmiş!” derler gözlerini koca koca açıp.
(s19-20).

İnsanın belli alışkanlıları olmalı. Alışkanlıklardır bir günü diğerinden, bir saati ötekinden farklı kılan (s.70).

Yazar kendi suluboya resimleriyle canlandırmış küçük prensini de.

Çocuk kitabı olarak bilinir, o bir şapka değil, fili yutmuş boa yılanı hiç unutmayın, çok büyümeyin olur mu? Böylelikle hep sizin kitabınız kalabilir küçük prens.

2011- Dikili - haziran..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder